2018 En iyi telefon tavsiyesi

En Iyisi Android Işletim Sistemi

[Toplam:0    Ortalama:0/5]

Günümüzde en yaygın mobil işletim sistemlerinden olan Android ve IOS arasındaki kapışma, iOS’a büyük bir darbe indirmek amacında olan Google şirketinin 2008 Ekimindeki atağıyla başladı. Android 1.0 Sürümünü HTC Dream modeliyle yayınlayan şirket büyük pazarda kendinin de olacağının sinyallerini verdi. Büyük bir gelişim gösteren işletim sisteminin iOS’a göre günümüzde birçok avantajı var. Fakat bunların yanında çok yaygın olan Android’in hala iOS’un arkasında gösterilmesine sebep olan dezavantajları da bulunuyor.

Android Avantajlarını saymak gerekirse ilk akla gelen şüphesiz Android’in el verdiği özelleştirebilme olanağı. Telefonunuzu ek uygulama gerektirmeden bile sunulan birçok ayarla kendinize özgü hale getirebiliyorsunuz. Ayrıca Android’in genç oluşu ve yeni güncellemelerle sürekli kendini geliştirmesi büyük artılardan bir tanesi.

Android özelleştirilebilir ve ücretsiz bir yazılım. Yani her telefonda Android kullanılabiliyorken, IOS için yalnızca Apple ürünlerini almak gerekiyor. Bu yüzden farklı markaların tasarımına ve özgürlüğüne kavuşabilme olanağı da Android’i öne çıkarıyor. Android daha halktan bir işletim sistemi denilebilir. Yani IOS için jailbreak yapmak gerekirken Andorid’de istediğiniz rom’u seçip özgürce yükleyebilir ve telefonunuzla gösteriş mi yapmak istediğinizi yoksa hıza mı önem verdiğinizi seçebilirsiniz. Ulaşılabilirliğin çok kolay olduğu Android sistemine, günümüzde 300 TL’ye kadar bir fiyat ödeyerek ulaşabilirsiniz. Fakat iPhone’a ulaşmak o kadar da kolay olmayabiliyor.

Android’in Avantajları bol olsa da günümüzdeki dezavantajları ile hala sevmeyeninin çok olduğu bir işletim sistemi. Yazımızın başında anlattığımız genç ve dinamik olan Android, bu dinamikliğini tüm kullanıcılarla paylaşamıyor. Kullanıcılar sadece çıkan bir kaç sürümü kullanabiliyor ve yeni çıkan sürümler için destek bulmakta zorluk çekiyor. Bu yüzden son sürüm kullanma oranı Android için yüzde 25 civarlarında kalırken bu oran IOS için yüzde 90’a yakın. Açık kaynak kodlu olduğundan bahsettiğimiz Android için bir diğer dezavantaj güvenlik sorunu. Açık kaynak kodlu olduğundan virüs sızmalarını engelleyemeyen sistem, iOS’un katı güvenliği ve jailbreak yapılmadığı taktirde virüs sızdırmayan yapısı karşısında geride kalıyor.

Sonuç Olarak kullanım amacınıza göre seçmeniz gereken işletim sistemi, hayatınızı kolaylaştıracaktır. Günümüzde akıllı telefon piyasasının hızla büyüdüğünü göz önüne alırsak, siz de kendinize göre işletim sisteminizi bir an önce seçmelisiniz.

Esneklik: Android’i diğer mobil işletim sistemlerinden ayıran en önemli özellik bu bence. Sistem fazlasıyla esnek ve kullanıcıya birçok şeyi (tabi yeterli bilgisi varsa) yapma imkanı sunuyor. Arayüz düzenlemelerinden cihazla ilgili en ince detaylara kadar birçok değişikliği bizzak kendiniz yapabiliyorsunuz. Ancak bunun bir yan etkisi de var: Eğer konuya vakıf değilseniz bu düzenlemeleri yapmanız çok zor. Ayrıca bu esneklik Android’li cihazları dış saldırılara karşı daha da açık hale getiriyor. Çünkü birçok mobil işletim sisteminin aksine internetten bulduğunuz uygulamaları cep telefonunuza yükleyebiliyorsunuz. Bu ise hem avantaj hem dezavantaj.

Avantaj çünkü mutlaka Market bağlantısına ihtiyacınız olmuyor. Bir dönem Türkiye’den Market’e erişimin mümkün olmadığını düşündüğümüzde mantıklı bir çözüm olmuştu. Dezavantaj çünkü kötü niyetli yazılımlar da bu sayede cep telefonunuza yüklenmiş oluyor (bu konuyu ilerleyen satırlarda detaylı olarak anlatacağım).

Fiyat/Performans Oranı: Android cihazların en sevdiğim yönlerinden biri fiyat/performans skalasının mantıklı olması. Birden fazla üretici olduğundan (bu bazen sıkıntı olabiliyor) farklı özellik ve fiyat seçeneklerinde cihazlar bulmak mümkün. Bu da benim açımdan Android işletim sistemini mantıklı hale getiriyor. Sanılanın aksine elektronik eşyalara çok para harcamayı seven biri değilim. Bir telefona 1500-2000 TL gibi rakamlar vermeyi (istisnai durumlar dışında) çok mantıklı bulmuyorum. Bu anlamda uygun fiyat seçeneklerinin olması önemli bir ayrıntı benim için.

Google Entegrasyonu: Android’in en beğendiğim yanı hiçbir üreticinin sunamadığı kadar detaylı Google entegrasyonu. Takvim’den Adres Defteri’nize kadar detaylı bir senkronizasyon listesi varki benim gibi Google eksenli bir hayat yaşayan biri için bu hayati bir öneme sahip. Bu alanda Android’in eline kimse su dökemez. Bunun boş bir iddia olduğunu düşünmeyin iOS, Symbian ve Windows Phone’lu telefonlar kullandığım için hepsinin özelliklerini biliyorum. Gerçektende bu anlamda Android en başarılısı.

Bu Konudan da bahsettiğim ve daha önce yazdığım cep telefonundaki numaraları yedekleme isimli makalemi okuyabilirsiniz.

Farklı Mod seçenekleri: Android’in özellikle teknolojiyi iyi kullananların en sevdiği özelliği işletim sistemininin özelleştirilebiliyor olması. Birçok yazılımcı mod adı verilen yeniden düzenlenmiş işletim sistemi üretiyorlar. Hatta bunların bazıları orjinal yazılımlardan da iyi oluyor. Örneğin Cayonagen isimli grubun ürettiği modlar gerçekten başarılı ve birçok kişi tarafından orjinal yazılımlar yerine tercih ediliyor. Bu anlamda Android’in çok başarılı olduğunu belirteyim.

Android’in Bana göre dezavantajları:

Arayüz karmaşık: Android’in en çok eleştirilen yönü bu karmaşıklık. Gerçekten de benim gibi işi teknoloji olan biri değilseniz Android’i kolay bir şekilde kullanmanız biraz zor. Menüler karışık, ayarlar ise birden fazla menünün altında bulunuyor ki bazılarına ulaşmak için cambaz olmak gerekiyor. Üreticilerin bazıları menüleri kendilerine göre değiştirdiğinden genel olarak aynı olsa da bazı ufak detaylarda farklılıklar olabiliyor. Bu da aradığınız özellikleri bulmanızı zorlaştırabiliyor. Uzun lafın kısası: Android’li bir telefonu iPhone’da olduğu kadar kolay kullanmak biraz zor. Bu da sokaktaki vatandaşın tercihini genelde iOS’tan yana (parası varsa) kullanmasına sebep oluyor.

Cihaz Seçenekleri çok fazla: Yukarıda bu seçeneklerin fazla olmasının iyi olduğunu ifade etmiştim. Ancak bu bir yandan kötü de oluyor. Sebebi ise ekran boyutu ve teknik özelliklerin farklı olması. Piyasada 40-50 farklı Android telefon bulunuyor ve en az 20 farklı konfigürasyon mevcut. Bu da uygulama geliştiriciler için sıkıntı olabiliyor. Bu bakımdan örneğin iPhone’da gördüğünüz bir uygulamanın Android sürümü olamayabiliyor. Bunun en önemli sebebi bu cihaz karmaşası. Gerçi Google bu sıkıntıyı Android 4.0 Sürümü ile çözecek gibi görünüyor ama onun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.